Oyun Terapisi

Bir çocuğa “oyun oynayalım mı?” diye sorduğunuzda cevabı “hayır” olmayacaktır çünkü çocuklar oyun oynamayı severler. Çocuklar oyun vakitlerinde sadece eğlenmeyi hedeflerken, aslında oynadıkları oyunlar onların sosyal ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunur.

Çocuklar yetişkinler gibi duygularını sözel olarak değil, oyun yoluyla aktarırlar. Oyun sayesinde hem olumlu hem de olumsuz duygularını ifade edebilme fırsatı bulurlar. Bu nedenle, oyun çocukların iletişim kurabilmelerinin ve hayatı öğrenebilmelerinin bir yoludur. Ayrıca, çocukların rahatlamalarına yardımcı olur ve empati becerilerini geliştirir.

  1. 1
    Oyun Terapisi nedir?

    Oyun ve oyuncaklar aracılığı ile çocukların kendilerini ve ihtiyaçlarını ifade etmelerine yoğunlaşan özel terapi türüne “oyun terapisi” denir. Oyun terapisi, çocukların bilişsel ve sosyal becerilerini, duygu ve düşüncelerini oyun ile ortaya koymalarını amaçlar. Oyun terapisti ise çocuğun ortaya koyduğu oyun dünyasına onunla birlikte girerek, çocuğun oyun dilini konuşur. Terapi sürecinin sonunda çocukların yaşadıkları duygusal sıkıntıları gidermeleri ve sağlıklı gelişimlerine ulaşmaları hedeflenir.

  2. 2
    Çocuğum oyun oynayarak yardım sağlayabilir mi?

    Çocuklar kendi duyguları ve yaşadıkları olaylar hakkında yetişkinler gibi konuşamazlar. Aynı zamanda tecrübe ettikleri olayları yetişkinler gibi düşünerek anlamlı hale de getiremezler. Bu yüzden yetişkinler için uygulanan konuşma terapileri şekli çocuklara uygulanamaz. Ancak çocuklar için oyun, kendilerini ve tecrübelerini ifade etmenin en doğal yoludur. Çocuklar, davranışlarını etkileyen kızgınlıklarını, korkularını, üzüntülerini, endişelerini, çaresizliklerini, hayal kırıklıklarını oynayarak dışa vurur ve deneyimlerini oynayarak anlatırlar. Bu anlamda oyun terapisi, oyuncakları kullanarak konuşmanın ve yardıma ulaşmanın en kolay yolu haline gelir.

  3. 3
    Deneyimsel Oyun Terapisinin farkı nedir?

    Deneyimsel Oyun Terapisine göre çocuklar “sağlıklı olana yönelme” kapasitesine sahiptirler. Aynı zamanda, iyileşmeye ve iyi olana yönelme kapasitelerini doğuştan getirirler. Yani çocuklar kendi çektikleri acıları, verdikleri mücadeleyi ve bunlarla en iyi nasıl yüzleşeceklerini bilirler. Deneyimsel Oyun Terapisinin temel bakış açısı, çocuğun oyun ile kendisine acı getiren sorunları ortaya koyup çözümlere ulaşma kapasitesi olduğudur. Bu noktada Deneysel Oyun Terapisi diğer oyun terapilerinden ayıran en önemli fark, oyunun yönetimini çocuğa bırakmak ve oyun sırasında herhangi bir yönlendirmede bulunmamaktır. Çocuğun hayatındaki sorunu ne ise, kendi hızında ve kendine özgü yollarla onu sergileyeceğine inanır ve çocuğun birey oluşuna saygı duyar.

  4. 4
    Ben de çocuğumla birlikte oyun terapisine katılabilir miyim?

    Çocuk ve ergen terapilerinde ailenin sürece katılması ve ebeveynlerin aktif katkısı en önemli unsurdur. Oyun terapilerinde de ailenin süreçten haberdar olması ve terapist ile bir ekip oluşturabilmesi temeldir. Bu çerçevede terapist, ihtiyaç duyduğunda ebeveynlerin yanı sıra büyükanne, büyükbaba, hala, amca, dayı, teyze vb. gibi çocuğun hayatında etkin rolü olan bireyleri de sürece dâhil edebilir. Çocuk ile yürütülen oyun terapisi sürecine ek olarak, terapist düzenli olarak aile ile de görüşmeler yapar. Bu görüşmeler içinde, aileleri iyileşme süreci ve aile dinamikleri/ilişkileri hakkında bilgilendirir. Böylece aileler de çocuğun ihtiyacı olan değişiklikler ve çocuğa yardımcı olacak şeyler hakkında bilgi edinirler. Ayrıca terapist gerekli gördüğü takdirde, kimi zaman aileyi de oyuna davet edebilir.

  5. 5
    Çocuğum Deneyimsel Oyun Terapisi ile hangi problemlerini çözebilir?

    * Travmalar ve İstismar (fiziksel, duygusal, cinsel)

    * Bağlanma sorunları / Zorlu Doğum

    * Ayrılık Anksiyetesi

    * Uyku, yeme ve tuvalet problemleri

    * Enürosiz (alt ıslatma) /Enkopresiz (kaka tutma- yapma zorlukları)

    * Kaygılar ve Korkular / Fobiler ve Tikler

    * Seçici dilsizlik / sessizlik

    * Ailevi yaşantıdaki değişiklikler (yakınını kaybetme, ölüm, yas, taşınma vb.)

    * Boşanma sonrası adaptasyon sorunları

    * Kardeş kıskançlığı / Davranışsal gerileme

    * Evlatlık alınma / edinilme durumu

    * Okula başlama ve uyum sorunları / Davranışsal problemler

    * Saldırganlık / Öfke veya Zorbalık, saldırıya uğra(t)mak

    * Düşük öz-benlik saygısı / Sosyal içe kapanıklık

    * Dikkat eksikliği ve hiperaktivite (aşırı hareketlilik)/ Dürtüsellik

    * Tıbbi nedeni olmayan bulantılar/baş ağrıları,

    * İletişim problemleri / Sınır koyma sorunu,

    * Gecikmiş gelişim / Fiziksel yetersizlikler